• BIST 2.554,08
  • Altın 991.359
  • Dolar 16.8836
  • Euro 17.8211
  • İzmir 26 °C

Çarboğa’dan Açıklama

Çarboğa’dan Açıklama
Beni tanıyanlar iyi bilir. Bu güne kadar siyasi konularda hiçbir yerde konuşma ve hiçbir siyasilere de şirin görünmek için yalakalık yapmadım, yapmam da. Ama bu gün kendini gazeteci ya da köşe yazarı olarak gören devamlı

ÖNCE ÖĞREN SONRA SATAŞ

Beni tanıyanlar iyi bilir. Bu güne kadar siyasi konularda hiçbir yerde konuşma ve hiçbir siyasilere de şirin görünmek için yalakalık yapmadım, yapmam da.  Ama bu gün kendini gazeteci ya da köşe yazarı olarak gören devamlı birilerine şirin görünmek için sağa sola sataşan bir kişiye cevap vermek için bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim. Yazımın konusu şudur. 9 Şubat Cumartesi günü Yeni Asır Gazetesi"nde çıkan haberimdeki bir resmin altı yazısı için “Başkan alt yapı çalışmalarını sürekli denetliyor” yazdım. Bu yazı ile ilgili bana Bekir Taşköprü isimli vatandaş Yerel bir gazetede köşe yazısında sataşma yapmış. Bu nedenle bu arkadaşın neyin doğru, neyin yanlış olduğunu ve gazeteciliğin ne kadar kutsal bir meslek olduğunu anlatmak için onu bilgilendirmek istedim. 

Her fırsatta anlatıyorum. Aslında ben sadece gazetecilik görevimi yapıyorum. Bu görevimi oldukça farklı bir çizgide, hatta Türkiye'de hiç bir gazetenin üstlenmediği bir rolde sürdürdüğümü de biliyorum. Çünkü görevimi bilinçli yapıyorum. Bugüne dek bölgenin senelerdir bekletilen ya da çözülemez diye yüzüne bile bakılmayan pek çok problemini çözüme kavuşturdum. Yarım bırakılan birçok yatırımı, okulu, hastaneyi, yurdu, binayı, tesisi tamamlatıp yaşama döndürdüm. İnsanlarımızın yardımına koştum. Hepsini yürekten, inanarak ve isteyerek gerçekleştirdim. Diğerlerinde görmeye alışık olduğunuz sıradan gazetecilik anlayışı içinde değilim. Zaten bunu okurlarım takdir ediyor. Farkımı bildiğinizi biliyorum. Çözülen her sorun, kazanılan her zafer, ulaştığım her başarı, yeni hedefler için bana  güç katıyor, enerjimi artırıyor. Gazetecilik zor iştir.. Yolu taşlıdır, dikenler vardır. Her adımda çelme atmaya çalışırlar. Ama benim gibi onurlu, haysiyetli gazeteciler hep dik durdular.

Gazetecilik... Bilmeyenin içinde yürek yarası olarak kalır. Çünkü Türkiye'de her evde, her köşede yaşayan, her gruptan insan aslında bir gazetecidir. Herkes kendisini "En iyi gazeteci" ilan eder bu ülkede. Ama gazetecilik insanlıktan nasibini almamış insanların bir parti yada birkaç kişinin peşinde koşup ona yalakalık yapan, onlara şirin görünmek için, yada o partide bir yerlere gelmek için yağ çeken, yada ona buna sataşıp leke at izi kalsın taktiği kullanarak yapılan iş değildir. Ama bilmezler, bu mesleğin nasıl çileli bir yol olduğunu. Yolların taşlı, dikenli.. Çelmelerle, kafanıza inen taşlarla.. Statlarda uğradığınız saldırılarla, Koltuklarını korumak için kimleri, ne değerleri harcayıp! Ne yalanlarla.. O koltuklarda oturduklarını... Ama her türlü ayak oyununa, haksızlığa karşı dik durmayı bilen gazeteciler "Ölmedi daha.." Okurlarım, sizler daima yanımızda oldukça da, yolumuza hız kesmeden devam edeceğiz.

Gelelim Bekir kardeşimim yazısına;

Sen önce yazdığın yazıyı yayına vermeden önce bir güzel oku. Yazı yazmak için yazılmaz. Okur okuduğunda  yazıyı yazan köşe yazarına gülmez. Yazdığı yazıdan bir şey kapar. Helal olsun adama ne güzel doğruları yazmış der. Oysa senin okurların var mı? Bilmiyorum ama varsa 16 Şubat 2008 tarihli benim çıkmayan bir yazım hakkında görüş bildirdiğin için sana herhalde gülmüşlerdir.  Çünkü adamın hayal gücü ne kadar ileri henüz basılmış, yayınlanmamış bir yazı için yorum yazmış. Helal olsun demezler. Sen hayallerinle mi hareket ediyorsun.. Bu nasıl iş anlam veremedim. Ayrıca O dediğiniz resim altı doğrudur. Alt yapı denince ilkokul ikinci sınıfa giden bir çocuğa sorsanız hemen söyler. Alt yapı, su, kanalizasyon, doğalgaz, yol yapım vs vs der..

Üst yap dediğimizde akla, bir yerleşim biriminin kültürel ve sosyal aktivite yapılacak binalarının okul, hastane park, bahçe gibi sosyal donatı alanların yapımı gelir. Bunlardan örnekte vereyim. Atatürk Kültür Merkezi, Enka kapalı spor salonu,  Tüpraş Halk Eğitim binası, Zeytinli park gibi. Aliağa"da bir çok üstyapı örneği vardır. Bu konuda sizi bilgilendireyim dedim. Çünkü, siz bir ara belediye de çalışmıştınız yanlış hatırlamıyorsam. Değil mi?  Bunları bilmeyen kişi nasıl belediyede çalıştı. Hem de halkla ilişkiler sorumlusu olarak çalıştı. Yorumu okurlarıma bırakıyorum. Sevgiyi ve insana saygıyı bilen herkesin sevgililer gününü de kutluyorum. / Erdal Çarboğa Yeni Asır, Sabah, ATV Bakırçay Bölge Şefi

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 557 8894