• BIST 2.554,08
  • Altın 991.359
  • Dolar 16.8836
  • Euro 17.8211
  • İzmir 29 °C

Hasan ESER Yazıyor

Hasan ESER Yazıyor
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın kara çarşaflı bir bayana CHP rozeti takması son günlerde, ülke çapında birçok CHP’li seçmenin tepkilerine neden olduğu gibi, ilçemiz sakinleri bazı CHP’li vatandaşlarında tepkilerine neden oldu.

BAYKAL"A TAM DESTEK

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal"ın kara çarşaflı bir bayana CHP rozeti takması son günlerde, ülke çapında birçok CHP"li seçmenin tepkilerine neden olduğu gibi, ilçemiz sakinleri bazı CHP"li vatandaşlarında tepkilerine neden oldu. Ben, Sn. Baykal"a gösterilen tepkileri çok yersiz buluyorum ve bu konuda Deniz Baykal"ı en samimi duygularımla destekliyor ve tebrik ediyorum. Çünkü, Sn. Baykal"a tepki gösterenler genellikle partilerinin adını telaffuz ederken “CEHEPE” diye telaffuz ediyorlar, oysa ki; CHP"nin açılımı siz değerli okuyucularımın da bildiği gibi Cumhuriyet Halk Partisi"dir ve yine bilindiği üzere CHP"nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk"tür. Sn. Baykal"a tepki gösteren kimi CHP"liler ne diyor kamuoyunda, “Bu hareket, dini siyasete alet etmektir, çarşafa prim vermektir, Atatürk İlkeleri"ne ihanettir.” Şimdi ben buradan sormak istiyorum bu yorumu yapanlara, gerek kurtuluş savaşı sırasında, gerek Cumhuriyetimizin kuruluşunda askere cephane taşıyan Türk kadını arasında ayrımcılık mı vardı? Teyzecim, ablacığım, anacığım senin başın örtülü sen bize cephane taşıyamazsın mı dendi?.. 85 yaşında olan Cumhuriyetimizin kurulmasında nasıl o başı örtülü analarımızın, bacılarımızın payı varsa, damarlarında Türk kanı olan her kadınında başı örtülü olsun veya olmasın savaşarak, mücadele vererek, kan dökerek kurulan bir Cumhuriyetin ilk partisi olan ve isminin içinde CUMHURİYET ve HALK kelimelerini barındıran CHP"ye üye olmaları en doğal haklarıdır,  laiklik sadece CHP"ye, muhafazakarlık ise sadece AKP"ye özgüdür. AKP"li olan laik değildir, CHP"li olan dindar değildir yakıştırmaları da ülkemizde geçmişte yaşanan sağ-sol tartışmaları ve çatışmalarını, yani; sağcı-solcu ayrımcılığını yeniden günümüze taşımak isteyenlerin hayalidir. Başı örtülü bayanların yakasına CHP rozeti takan Sn. Baykal"ı acımasızca eleştirenleri esefle kınıyorum. Sn. Baykal"ı samimi duygularımla destekliyorum. Her ne kadar kamuoyunda bazı kişiler benim sağ görüşlü bir yorumcu olduğumu ileri sürseler de ben her zaman doğrunun yanında olduğumu tüm okuyucularımın bilmesini istiyorum. Hatta CHP önümüzdeki yerel seçimlerde Foça"da, teşbihte hata olmazsa, sağ"ı sol"u oynamayan  bir başkan adayı göstersin, CHP"ye de tam destek vereceğimi buradan kamuoyuna taahhüt ediyorum…

REZALET
Her insan kendi ilgi ve merak alanı içine giren olan konularda gözlemcilik yapar. Benimde gözlem yaptığım bazı konular vardır ve bunlardan biride; her Foçalı gibi, Foça"da geçmişten günümüze kullanılan mimari yapıdır. Bu konuyla ilgili olarak da çok hoş bir tesadüfle, geçtiğimiz günlerde mesleğinde önemli başarılara imza atmış, 3 ayrı mimar arkadaşımla, bir dost meclisinde bir araya gelerek uzun uzun sohbet ettik. Kendilerine ilk sorduğum soru şuydu; “Siz mimarsınız, bildiğiniz üzere Foça Belediyesi Foça Balık Hali"nin 2. katına Balıkçılar Kahvesi yaptırdı. Siz bir mimar olarak Balık Hali"nin 2. katına inşa edilen bu mimariyi nasıl değerlendiriyorsunuz?” Üç dostumda aynı anda söylediği ilk cümle; “Rezalet oldu, hatta oradan geçerken biz kafamızı başka yöne çeviriyoruz, çünkü o yapı bizim mesleğimize hakarettir. Daha da üzücü olanı, Foça"nın mimari yapısına çok zıt ve çirkin düşüyor” diye cevap verdiler. Bu soruyu mimar dostlarıma sormamım sebebi şuydu: Açıkçası binaya yapılan ilave kat, birçok Foçalının da beğenmediği gibi benimde hoşuma gitmedi. Fakat yinede hem kendim için yanılıyor olabileceğimi düşündüm, hem de benim gibi düşünen kişiler belki yanılıyor olabilir diye, bu konuda bu işin erbabı olan 3 dostumdan bu konuda görüş aldım ve yanılmadığımı gördüm. Burada sormak istiyorum; sevgili Başkan, Allah aşkına oraya yapılmasına izin verdiğin ilave katın planını kim çizdi? Foçalı bir vatandaş ve gazeteci olarak, Balık Hali"nde onarım ve yenileme yapılması gerektiğini herkesin bildiği ve istediği gerçeğiyle beraber, verdiğin izin için ne kadar yerinde bir karar olduğu ve ihtiyaçla birlikte Foça"nın mimari yapısına, doğal olarak gözede hoş gözükmediğini, Foça Halkı adına söylüyorum. Sn. Başkan, bu konuda konuştuğum her 10 insandan 9"u, “O yapı Foça"ya yakışmadı. Teşbihte hata olmazsa, kaş yapıyım derken göz çıkartmaya benzedi.” Diyerek tepki gösteriyor, kime çizdirdin? Nereyi örnek aldın? Nasıl yaptın? Bilmiyorum ama şu güzelim Foça"mızın en güzide mevkilerinden biri olan alana o ne olduğu anlaşılmayan yapıyı yaptırarak ünlü bir ressamın çizdiği değerli bir tablonun üstüne kahve dökmekten farkı kalmadı. Sn. Başkan, bu konuda dertli olan insanlar, “Göz zevkimiz mahvoldu” demekte ısrarlılar.

24 SAAT EĞLENCE
Kendi çapımda küçük bir araştırma yaptım. Türkiye"de en çok festival yapan bölge Ege Bölgesiymiş. Uzağa gitmeye gerek yok, biz Ege Bölgesinde küçük bir sahil ilçesiyiz ve yılda 2 festival yapıyoruz. Daha öncede bir yazımda yazmıştım, Roma Döneminde halk ne zaman  sıkıntıya, zorluğa düşse Roma İmparatoru arenada gladyatör dövüşleri için izin verirmiş. Maksat belli; vatandaş eğlenceden başını kaldırıp düşünmeye fırsat bulamasın, yönetime baş kaldırmasın, isyan etmesin diye halk bir şekilde eğlendiriliyormuş. Tıpkı bugün olduğu gibi. Bugün, bırakın ülkemizi tüm dünyada ekonomik kriz var ve yeryüzünün önemli enerji  rezervleri tükeniyor, biz ise 24 saat başımızı eğlenceden kaldıramıyoruz. Her şeyden önce; üretmiyoruz. Foça kamuoyunda günlerce konuşuldu, Foça"nın kurtuluşu olan 11 Eylül"de kendi kültürümüzle değil, Avrupa kültürüyle kurtuluşumuz için kutlama yapılması hala sohbeti devan eden konular arasında… En son 28 Haziran ve 11 Eylül tarihlerinde Foça"da konser veren 3 Tenor  iddialara göre konser başına 45 bin YTL. Almışlar. Ben bilgi edinme yasası ile sorup öğreneceğim, eğer öyleyse çok yazık şu havaya harcanan paralara, yazık, ilçemizde işsizlik almış başını gidiyor yerel yönetim sanki her şeyimiz kusur kalmış gibi haftanın 3 günü eğlence yapıyor. Bırakın bu eğlence işlerini havaya harcadığınız paralar ile bugüne kadar Foça"da onlarca istihdam kapısı açardınız. Bugün, bırakın ülkemizi, tüm dünyada ekonomik kriz var ve yeryüzünün önemli enerji kaynakları tükeniyor, biz ise 24 saat başımızı eğlenceden kaldıramıyoruz. Çünkü üretmiyoruz, üretemiyoruz… Bu konuda ki düşüncelerimi sizlere başka bir yazıda aktarmak istiyorum.  Hasan ESER / FOÇA

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 557 8894