• BIST 2.372,35
  • Altın 942.117
  • Dolar 15.8689
  • Euro 16.7587
  • İzmir 28 °C

Keramet Aziz Kocaoğlu'nda mı?

Keramet Aziz Kocaoğlu'nda mı?
Hasan Eser / Yeni Vizyon Gazetesi

KERAMET AZİZ KOCAOĞLU’NDA MI?

Hasan Eser / Yeni Vizyon Gazetesi 

 2014 Mahalli İdareler Seçimlerinde AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Binali Yıldırım,  Aziz Kocaoğlu’na karşı kaybetmişti.

Aziz Kocaoğlu, seçim sonrası yaptığı bazı konuşmaların satır aralarında,  halkın kendisine teveccüh gösterdiğini söylemişti.

Yani üstü kapalı bir şekilde de olsa, İzmir’de elde edilen başarının kaynağı olarak kendisini göstermişti.

Aziz Kocaoğlu, kendisini kahraman ilan ededursun, bazen kaybetmekte kazanmaktır aslında. 

Öyle ki İzmir'de seçim kaybeden Binali Yıldırım, 2014 yerel seçimlerinde giydiği ateşten gömleğin mükafatını almış oldu bir anlamda. 

Malumunuz 2014’te İzmir’i kaybeden Binali Yıldırım, bugün gelinen noktada Türkiye’nin 27. Başbakanı oldu.

Şimdi ben diyorum ki; Binali Yıldırım gibi güçlü bir ismi dize getirerek İzmir'i kazanan Aziz Kocaoğlu’da CHP’nin Genel Başkanlığına getirilsin.

Getirilsin ki keramet Kocaoğlu’nda mı, İzmir’de mi yoksa CHP’de mi görelim!

Ayrıca CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu ile sittin sene iktidar olamayacağı da aşikâr olduğuna göre; benim bu naçizane önerim mutlaka değerlendirilmelidir. 

Kaldı ki Kocaoğlu şeker gibi adam, CHP’de ondan iyisini bulacak değil ya?

Tabii ki bir zamanlar fındık reklamında dendiği gibi; Yerseniz(!)
 
Not: Aziz Kocaoğlu’ndan boşalacak koltuğa da Foça’nın yakışıklı Belediye Başkanı Gökhan Demirağ’ı ısrarla tavsiye ederim.
 
Zira CHP’de siyaset yapıyor olmanın kendisine tanıdığı büyük şans sayesinde üç dönemdir Foça’yı yöneten Gökhan Demirağ’ın yakın dostlarına, “Ben tıpkı Galatasaray gibi dördüncü yıldızı takacağım” şeklinde ifadeler kullandığı söyleniyor.
 
 Bu durumda Foçalılar olarak bizim Gökhan Demirağ’dan başka türlü kurtulma şansımız olmadığı için, kendisinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olmasına çok sıcak baktığımızı söyleyebilirim.
 
Bu arada, “Pekâlâ Gökhan Demirağ’ın yerine kim geçecek?” diye sorduğunuzu da şimdiden duyar gibiyim.
 
Maalesef Gökhan Demirağ, 2014 seçimlerinde kendi partisi içindeki olası alternatiflerini buldozer gibi tarihe gömdüğü için ortada yerine geçebilecek tek bir adam bırakmadı.
 
Gerçi CHP Foça İlçe Başkanı Günal Biçer, kendisini Gökhan Demirağ’ın alternatifi gibi göstermeye çalışıyor ama ben böylesi siyasetçileri, burnunun ucunda peynir görünce mandıram var hissine kapılanlara benzetiyorum.
 
 ATANMIŞ BAŞBAKAN OLMAK…

Ahmet Davutoğlu,  sandıktan çıktığı güne kadar ‘Atanmış Başbakan’ olarak anılmıştı kamuoyunda…

Belki de son genel seçime kadar emanetçi, kukla gibi yakıştırmaların yanı sıra ‘Atanmış Başbakan’ olmakla itham edilmenin de büyük sıkıntılarını yaşayan Ahmet Davutoğlu, AK Parti’ye öyle ya da böyle yüzde 49.5 oy aldırarak rüştünü ispatlamıştı.
 
Ahmet Davutoğlu, 1 Kasım seçimlerinde elde ettiği büyük zaferle hem kendisine yapılan yakıştırmalardan, hem de Recep Tayyip Erdoğan’ın gölgesinden kısmen de olsa kurtulmuş oldu.

Şimdi aynı sorun Binali Yıldırım için de geçerli sayılır.

Bundan sonra neler olabileceğine dair öngörüm ise şöyledir:

Tıpkı Ahmet Davutoğlu gibi Binali Yıldırım da rüştünü ispatlamak, önümüzdeki süreçte AK Parti içinde olası bir bölünmeye meydan vermemek ve  çatlak seslerin çıkmasına yol açmamak adına 2016 yılı bitmeden bir baskın seçim isteyecektir.

Kuvvetle muhtemeldir ki  aciz bir görüntü sergileyen muhalefet partilerinin sürekli güç kaybediyor olmaları da  Binali Yıldırım’a bu yönde büyük cesaret verecektir.

 Öyle ki CHP’nin HDP ile birlikte anılması, MHP’nin parçalara bölünmesi, HDP’nin ise her şeyi eline yüzüne bulaştırması neticesinde AK Parti ülkemizde alternatifi olmayan bir parti konumuna taşındı.
 
Daha açıkça ifade etmek gerekirse; AK Parti’nin 400 milletvekili hedefini gerçekleştirmemek için ortada hiçbir neden yok!
 
Yani Binali Yıldırım, Davutoğlu’ndan yüzde 49.5 ile devraldığı AK Parti’yi çok rahat bir şekilde yüzde 53’lere çıkarma şansına sahipken, ayağına gelen bu büyük fırsatı tepmez, tepemez!
 
Yineliyorum ki Binali Yıldırım seçim isteyecektir.
 
Çünkü Binali Yıldırım Başbakanlık görevini, Başbakanlıktan azledilerek halkın gözünde mağdur ve mazlum duruma düşürülen Ahmet Davutoğlu’ndan devralmanın ezikliği altında yaşayacak bir karaktere sahip değildir.
Aksi halde muhalif basın bu durumu uzun süre malzeme yapacaktır. Ayrıca AK Parti camiasında Davutoğlu’na sempati duyan isimler de sıklıkla gündeme getirecektir bu son yaşananları…

Bunun içindir ki; ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ sözü laf-ı güzaftır. 

Altını çizerek söylüyorum; Türkiye mevcut sistemde yönetilmeye devam ettiği takdirde, AK Parti’nin bir erken seçim kararı alarak, Binali Yıldırım’ın Başbakanlığını toplum nezdinde meşrulaştırması elzemdir.
 
Aksi takdirde Binali Yıldırım, dolayısıyla AK Parti için sıkıntılı günler kaçınılmaz olur.

TÜRKİYE’NİN SON BAŞBAKANI

Eğer hesaplar tutarsa yeni anayasa ile birlikte Türkiye başkanlık sistemine geçecektir.

Binali Yıldırım da Türkiye’nin son Başbakanı olarak adını tarihe yazdıracaktır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sistem değişikliği sürecini Binali Yıldırım’dan daha iyi yönetebilecek birini bulamazdı.

Başbakanlığa getirilince koltuğu benimsemeyecek, güç zehirlenmesi yaşamayacak, dış etkenlerin etkisi altında kalmayacak ve en önemlisi de kerameti kendinden menkul bilmeyecek isimlerin başında en güçlü isim olarak Binali Yıldırım geliyordu.

Erdoğan, bu bağlamda Binali Yıldırım’ı işaret ederek adeta nokta atışı yaptı. 
 
Erdoğan ve Yıldırım ikilisini zor, dikenli, bir o kadar da meşakkatli bir yol bekliyor.

Yeni Türkiye’yi inşa etme yolunda en büyük kozunu oynamaya hazırlanan Recep Tayyip Erdoğan’ın sistem değişikliği hedefini gerçekleştirmek için başlattığı bu süreç kendisinin sonunu hazırlayabilir.

Çünkü bugüne kadar yapılan atılımların finali statüsünde olan Başkanlığa geçiş denemesi,  alelade bir sistem değişikliğinden daha çok, devrim niteliği taşımaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan,  Türkiye’yi gelecekte  ‘tam demokratik bir ülke’ yapan bir lider olarak, ya da askeri ve bürokratik vesayet yanlısı görülen CHP’lilerin deyimi ile Cumhuriyet’in kurucu ayarlarına müdahale eden bir asi olarak da anılabilir.

Hasan Eser / Yeni Vizyon Gazetesi / Ege Haberleri / Aliağa Haber / Foça HaberAliağa / Dikili Haber / Bergama Haber / Karşıyaka Haber/ Menemen Haber /  İzmir Haberleri / Manisa Haberleri / Aydın Haberleri / Denizli Haberleri / Kütahya Haberleri / Afyonkarahisar Haberleri / Uşak Haberleri / Muğla Haberleri / Ege Haberleri /

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 557 8894