• BIST 2.554,08
  • Altın 991.359
  • Dolar 16.8836
  • Euro 17.8211
  • İzmir 28 °C

Mevlüt Uygun Yazdı

Mevlüt Uygun Yazdı
Herkes aşk hakkında bir şeyler söylüyor, söyleme ihtiyacı duyuyor. Kimi tarifini yapıyor, kimi yaşanmadan anlaşılmaz diyor. Adayları aşkı sorgularken yaşadığını sananlar da aşk diye bir şey yoktur deyip çıkıyor işin içinden. Önce özür dileyerek başlamak

AŞK HAKKINDA BİRŞEYLER
Herkes aşk hakkında bir şeyler söylüyor, söyleme ihtiyacı duyuyor. Kimi tarifini yapıyor, kimi yaşanmadan anlaşılmaz diyor. Adayları aşkı sorgularken yaşadığını sananlar da aşk diye bir şey yoktur deyip çıkıyor işin içinden.
Önce özür dileyerek başlamak istiyorum yazıma. Geçenlerde oturmuş sohbet ediyorduk arkadaşlarla kafeteryanın birinde. Arkamızda oturan tanımadığım birilerinin sohbetine takıldı kulağım. Mevzu bana yabancı değildi. “Aşk”tan bahsediyorlardı kendileri. Özrüm ise sohbetlerine kulak misafiri olmamdan değil çünkü kulak kabartmama gerek yoktu onları duymam için, herkesin duyabileceği bir ses tonuyla konuşuyordu ablalarım. Sanki herkesi sohbetlerine misafir edip, öğütler verircesine. Yazıma konu olmalarından da değil özrüm sadece onu ve onun  gibi düşünenlerin donuk bir ruha sahip olduklarını düşünmemden dolayı özrüm.
“Aşk diye bir şey yoktur” diyerek başladı ablam söze, kesindi kararı ve yanılmasına da imkan yoktu ses tonuna bakılırsa. Sahiden aşk yok muydu, aşk diye bir şey yok demek bu kadar kolay mıydı? O zaman benim hissettiklerim neydi? Devamında daha vahim cümleler geldi ardı ardına. Aşkın olmadığını otuz yaşından sonra anlıyor insan. Gençler karşılarındakine duydukları ilgiyi aşk sanıyorlar. Aşkın olmadığını bu ilgi bitince anlıyorlar. Hızlı yaşayıp otuzuna kadar tüketeceksin tüm duygularını sonra aşkı suçlu ilan edip yok sayacaksın. Peki haksızlık değil mi aşk yok demek Keremle Aslı'ya, Leyla’nın aşkını Aşkı Rabbaniye dönüştüren Mecnuna, birde aşık deyince kalbinin atış ritmi dörde katlanan Derviş Zakir dedeme. Sahiden aşk yok muydu? Yoksa onun baktığı pencereden mi görülmüyordu? Anlattıklarına bakılırsa önceden inanırmış şimdi yok sandığı aşka. Hatta aşk için gözyaşı bile dökmüş zamanında. Bende şahit olmuştum bir yabancının gözyaşlarına. Üstelik benim şahit olduğum gözyaşlarında ilahi bir aşk vardı. Sahibinde vicdan vardı. Geçen zaman ve yaşanmışlıklar sadece aşka olan inancını değil  bunları da  alıp götürmüş olmalı ondan.
O gözlerin takılı kaldığı pencereden bakanlar vardır aşka mutlaka. Aşkı bir ilgiden daha da ileri giderek cinsellikten ibaret sanan tele vole aşıkları olmuştur, olacaktır da. Fakat aşk bu değil aslında. Aşkı böyle görenler otuzuna kadar var sanırlar. Otuzunda duyguları tükenince suçlu aşktır sanırlar. Oysa görebilseler aşkı bir bitkinin var oluş nedeninde, kökünde, hücresinde. Görebilseler Zakir dedemin ve o yabancının kalpten gelen gözyaşlarında. Bir annenin şefkatle evladının saçını okşayan avuçlarında. Dağda, taşta, esen rüzgarda, kabaran denizde, börtü böceğin var oluş nedeninde. Böyle bir aşkı görmek için göz yetmez insana. Gözün yanında gönül gerekir, bakmak değil görmek gerekir böyle bir aşkı anlamak için. İşte duyguları tüketen değil, ruhu güzelleştirendir aşk. Aşka bu pencereden bakınca. Tüm bunları ona da anlatmak isterdim. Cesaret edemedim yabancı birine yabancılaştığı bir konu hakkında bir şeyler anlatmaya özrüm de bu yüzden aslında. Teşekkürüm ise tüm bunları düşünüp sizinle paylaşmama vesile olduğu için o yabancıya...

TARİFSİZ AŞK
Sözlerin kadar serin,
Gözlerin kadar derin olsun isterdim;
Sana olan duygularımın ve hislerimin.
Ama aşk rastlantıyla buluyor insanı, zannederim.

Aşkın adresini sorsam
Köşe başındaki simitçi bile, biliyor görünüyor
Tarifini isteyince herkes afallayıp kalıyor
Üç harfli bir kelime, bu kadar karmaşayı nasıl saklıyor
 
Sahiden aşk, karmaşık bir denklem mi
Yoksa çözümü kolay, formülü belli bir problem mi
Aşk hangi kategorinin üyesi ve hangi sınıfın öğretmeni
Aşkın tarifi hangi dilde mümkün ki

Ben çoktan anladım, aşkın bir efsane olduğunu
Herkesin cesaret edemediği, geri hizmette görevli
Kahraman edasıyla savaştıkları şeyi bilmeyen birileri
Mümkünsüz değil, kazanması kolay olmayan bir savaşın özeti
Aşkın kendisi

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2004 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0533 557 8894